12-07-2010, 19:48
Prof. Dr. Numan Kurtulmuş'un Saadet Partisi Genel Başkanı olmasıyla birlikte hem Saadet Partisi hem de Türkiye yeni bir üslup kazandı. Numan Bey'le birlikte bilgiye, akla, sevgiye dayalı bir siyaset dili yakalandı. Bağırmanın, hakaretin ve bol popülizmin yer aldığı siyaset arenasına Prof. Kurtulmuş "one minute" demiştir. O nedenle bu yazımda yeni dönemde Numan Bey'in yeni siyasi üslup ve yol haritasını ele alacağım.
Numan Bey'in siyasete yeni bir üslup getirdiğini belirtmiştim. Bu üslubun kaynağının ne olduğunu kongrede anladım. Numan Bey kültürel beslenme kaynaklarını şöyle açıkladı. Said Nursi Hazretleri, Eşref Edip, Sezai Karakoç, Necip Fazıl Kısakürek, Kemal Tahir, Said Halim Paşa, Şehbenderazade Filibeli Ahmet Hilmi, Mehmet Akif Ersoy, Cemil Meriç... Bu bağlamda Kurtulmuş 'Değişmeden Yenileşmeyi' başarmak zorundayız diyerek AK Partinin ben değiştim sloganına tepkisini ortaya koydu. Kendi medeniyet değerlerimizden hareketle yenileşmeliyiz dedi.
Kurtulmuş 28 Şubat sürecini çok ağır bir biçimde eleştirerek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Tankları yürütenler, Fadime Şahinler, yargı brifingleri yapanlar nerede. O ezmeye çalıştıkları burada onlar nerede? Menderes'in ruhu burada, Erbakan'ın ruhu burada, Alparslan'ın ruhu burada. Onlar nerede? Biz kalıcıyız onlar gidici ve gittiler."
Yine Kurtulmuş; "Onların gözü Erciyes Dağı'nda, Ağrı Dağı'nda, Çukurova'da, Harran'da yoktur. Onların ruhu Alp Dağları'nda, Paris sokaklarında, Washington'dadır. Biz ise yerliyiz ve bu topraklardayız" diyerek diğer siyasi partilerden farklarını ortaya koydu.
Kurtulmuş 'kamuyu zenginleşme aracı olarak kullanmayacağız. Kamu malının kullanılmasına müsaade etmeyeceğiz, Harun gibi gelip Karun gibi gitmeyiz' dedi.
Kurtulmuş yine, "Zalimlerden başka kimseye düşmanlık etmeyiz. Bir hiçbir kişiyi, inancı, ırkı düşman bilmeyiz. Mazluma ve mağdura kimliğini sormayız. Bizim davamız kişilerin ikbal davası değildir. Yer gök su vermem dediği zaman insanlığı sulayan arklarımız var bizim" diyerek demokrasiye verdiği önemin altını çizdi.
Kurtulmuş seçim barajının adil olmadığını da belirtti. Eğer bu barajları indirmezseniz gün gelir dizlerinizi döversiniz. Yarın barajı geçemezseniz çok ağlarsınız demesi de çarpıcıydı. Yine Kurtulmuş bizim baraj sorunumuz yoktur. İsterseniz barajı yüzde 17'ye çıkartın bizim için fark etmez, diyerek iddialı olduklarının altını çizdi.
Kurtulmuş ekonomiye ilişkin çarpıcı bir tespitte de bulundu. Bu cümleyi yazmadan geçemeyeceğim. Şu an uygulanan ekonomi programının Derviş Programı olduğunun altını çizdi ve şu cümleyi sarf etti: "CHP döneminde seküler liberaller vardı şimdi ise muhafazakar liberaller var. İki görüş de IMF'ye hizmet ediyor, farkları yok" dedi.
Kurtulmuş CHP'ye de yüklendi. Kılıçdaroğlu eğer halkçı ise neden Anayasa Mahkemesi'ne sürekli başvuruyor. Anayasa Mahkemesi'ne başvurmak yerine millete başvursun dedi. Kurtulmuş yine çok önemli bir tespitte daha bulundu. O da Ak Parti ile kendi aralarındaki farkı belirtmek için kullandığı şu benzetme. AK Parti Fecri Kazip (yalancı sabah) biz ise Fecr-i Sadıkız(sürekli sabah)
Kurtulmuş konuşmasıyla kongre öncesi afişlerde yer alan sloganın altını dolduruyordu. Neydi o slogan "Kongreden İktidara" gerçekten iddialı bir slogan. Ekonomiden sağlığa, tarımdan dış politikaya, Eğitimden teröre hemen her konuda etkili bir konuşma yaptı Kurtulmuş. Bu sloganın altının boş olmadığını ortaya koydu. Dün kongredeki hava bana Saadet Partisi'nin gümbür gümbür geldiğini söylüyordu. Bakalım zaman ne gösterecek.
Sinan Burhan - MİLLÎ GAZETE
Numan Bey'in siyasete yeni bir üslup getirdiğini belirtmiştim. Bu üslubun kaynağının ne olduğunu kongrede anladım. Numan Bey kültürel beslenme kaynaklarını şöyle açıkladı. Said Nursi Hazretleri, Eşref Edip, Sezai Karakoç, Necip Fazıl Kısakürek, Kemal Tahir, Said Halim Paşa, Şehbenderazade Filibeli Ahmet Hilmi, Mehmet Akif Ersoy, Cemil Meriç... Bu bağlamda Kurtulmuş 'Değişmeden Yenileşmeyi' başarmak zorundayız diyerek AK Partinin ben değiştim sloganına tepkisini ortaya koydu. Kendi medeniyet değerlerimizden hareketle yenileşmeliyiz dedi.
Kurtulmuş 28 Şubat sürecini çok ağır bir biçimde eleştirerek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Tankları yürütenler, Fadime Şahinler, yargı brifingleri yapanlar nerede. O ezmeye çalıştıkları burada onlar nerede? Menderes'in ruhu burada, Erbakan'ın ruhu burada, Alparslan'ın ruhu burada. Onlar nerede? Biz kalıcıyız onlar gidici ve gittiler."
Yine Kurtulmuş; "Onların gözü Erciyes Dağı'nda, Ağrı Dağı'nda, Çukurova'da, Harran'da yoktur. Onların ruhu Alp Dağları'nda, Paris sokaklarında, Washington'dadır. Biz ise yerliyiz ve bu topraklardayız" diyerek diğer siyasi partilerden farklarını ortaya koydu.
Kurtulmuş 'kamuyu zenginleşme aracı olarak kullanmayacağız. Kamu malının kullanılmasına müsaade etmeyeceğiz, Harun gibi gelip Karun gibi gitmeyiz' dedi.
Kurtulmuş yine, "Zalimlerden başka kimseye düşmanlık etmeyiz. Bir hiçbir kişiyi, inancı, ırkı düşman bilmeyiz. Mazluma ve mağdura kimliğini sormayız. Bizim davamız kişilerin ikbal davası değildir. Yer gök su vermem dediği zaman insanlığı sulayan arklarımız var bizim" diyerek demokrasiye verdiği önemin altını çizdi.
Kurtulmuş seçim barajının adil olmadığını da belirtti. Eğer bu barajları indirmezseniz gün gelir dizlerinizi döversiniz. Yarın barajı geçemezseniz çok ağlarsınız demesi de çarpıcıydı. Yine Kurtulmuş bizim baraj sorunumuz yoktur. İsterseniz barajı yüzde 17'ye çıkartın bizim için fark etmez, diyerek iddialı olduklarının altını çizdi.
Kurtulmuş ekonomiye ilişkin çarpıcı bir tespitte de bulundu. Bu cümleyi yazmadan geçemeyeceğim. Şu an uygulanan ekonomi programının Derviş Programı olduğunun altını çizdi ve şu cümleyi sarf etti: "CHP döneminde seküler liberaller vardı şimdi ise muhafazakar liberaller var. İki görüş de IMF'ye hizmet ediyor, farkları yok" dedi.
Kurtulmuş CHP'ye de yüklendi. Kılıçdaroğlu eğer halkçı ise neden Anayasa Mahkemesi'ne sürekli başvuruyor. Anayasa Mahkemesi'ne başvurmak yerine millete başvursun dedi. Kurtulmuş yine çok önemli bir tespitte daha bulundu. O da Ak Parti ile kendi aralarındaki farkı belirtmek için kullandığı şu benzetme. AK Parti Fecri Kazip (yalancı sabah) biz ise Fecr-i Sadıkız(sürekli sabah)
Kurtulmuş konuşmasıyla kongre öncesi afişlerde yer alan sloganın altını dolduruyordu. Neydi o slogan "Kongreden İktidara" gerçekten iddialı bir slogan. Ekonomiden sağlığa, tarımdan dış politikaya, Eğitimden teröre hemen her konuda etkili bir konuşma yaptı Kurtulmuş. Bu sloganın altının boş olmadığını ortaya koydu. Dün kongredeki hava bana Saadet Partisi'nin gümbür gümbür geldiğini söylüyordu. Bakalım zaman ne gösterecek.
Sinan Burhan - MİLLÎ GAZETE