[attachment=2205]
Aslında bizi şaşırtmadılar. Çünkü özellikle de son bir kaç yıldır "ölçü"yü tamamen kaçırdıklarını, Hududullah gibi bir dertlerinin kalmadığını görmek zor değil. "Farklı gazete" sloganlarıyla yola çıkıp da cahiliye medyasından bazı siyasi-sosyal meselelere bakış dışında neredeyse faklarının kalmadığını herkes biliyor. Temel ölçüleri "köprüyü geçmek" olunca, bunun için feda etmeyecekleri ölçü bulunmadığını defaatle gösterdiklerini, köprü uzadıkça da ölçüsüzlüğün bu yayın organlarında yerleşik durum haline geldiğini müşahade ettik. Kendilerini o kadar kaptırdılar ki, yapılan tüm uyarılara, gelen tepkilere kulak bile asmadılar. Rabbimizin "Allah ve Rasulü ile savaş" olarak nitelediği faiz reklamlarını yayınlamaktan, "sevgililer günü" adlı modern hurafenin rüzgarına kapılıp ekler yayınlamaktan, "iddaa" adlı resmi kumar oyununun reklamlarını yayınlamaktan geri kalmadılar. Rabbimizin "gözleri haramdan sakınma" emri bu yayın organlarını neredeyse hiç ilgilendirmedi. Sayfalar boyu açık-saçık kadın fotoğraflarını bazen "reklam", bazen "haber" adı altında yayınlamaya başladılar bir noktadan sonra.
Yeni Şafak ve Zaman şimdi de Hürriyet, Sabah, Akşam, Vatan, Milliyet gibi cahiliye medyasının yayın organlarıyla birlikte "bikini modelleri"nden, "dedikodu"lardan söz eden bir ilana imza atıp tam sayfa yayınlamakta bir sakınca görmedi.
Yeni Şafak ve Zaman'ın da üyesi olduğu Basın Reklam Platformu'nun hazırladığı ve "farklı" olma iddiasındaki bu iki gazetenin de imza atıp yayınladığı ve reklam verenlere yönelik "Bir gazete yaz aylarında daha da çok okunur" mesajı taşıyan ilanda şu ifadeler kullanıldı:
"...Güneşin altında sere serpe gazete okunur... Açıklanan bilançolar için, transfer sezonu ve kupa kuraları için, olimpiyat haberleri için, yeni bikini modelleri ve dedikodular için, dünyanın hali ne olacak öğrenmek için, tatil yapmayan köşe yazarları için gazete okunur..."
Evet, Yeni Şafak ve Zaman'ın bu ilana imza atıp yayınlamasına şaşırmadık. Zira "köprü" henüz geçilmedi! Biz kendimizi bildik bileli de "köprü" hep vardı ve öyle görünüyor ki hiç bitmeyecek!
Şaşırmadıksa bu haberi niye mi yaptık? Belki bu tür şeylere hâlâ şaşıran kardeşlerimiz bazı gerçeklerin farkına varır düşüncesiyle...
Karşıda; vatanına, namusuna, canına, malına kasdetmiş akıl almaz şekilde organize olmuş komite varken (içerde süfyan komitesi, dışarda deccal komitesi) Müslüman ile mücadele etmek mi birlik ve beraberlik?
Gevur bu oyunu karşı gemiden o kadar pürüzsüz oynamış ki, aynı gemi içindeki hata yapan din kardeşleri birbirine düşürmüş. Hep yan taraflara bakılarak vakit kaybedilmiş, oysa yanına bak diyen düşman karşıda...
Malum birlik şuuru ne zaman var olacaksa bizde işte o zaman hepimiz kazanacağız.
Bir olup Bir için mücadele etmesini Bir için -şunların şunların- yanlış olduğunun feyzine, bereketine o zaman varacağız.
Yapılan reklamları tabi ki tasvip etmiyorum. Ama muhafazakar gazeteler ile diğer sayılan gazeler birbirine ne kadar zıt kutuptalar.
Diğerleri şeytan adına çalışan Müslüman görünümlü münafık oldukları tescil edilmişken üstelik bu güçlerini bütün Müslümanlara karşı kullanıyorlarken, Müslümanları (hiç olmassa vasat adil şekilde) savunan, şeytanın vesvesesinden etkilenen bu Müslümanları ve yayın organlarını aynı kefeye koymak ne acı...
bir yanlış görürseniz elinizle ve dilinizle düzeltmeye çalışın(hadis-i şerif)
elimizle düzeltemiyoruz bari dilimizle düzeltelim..
bu konuda onlarla aynı davranışı yapıyorlarsa tabi ki aynı kefeye koyacağız..
Unutmayın ki YANLIŞIN EN TEHLİKELİSİ DOĞRUYA EN YAKIN OLANDIR..
Bunlardan her şey beklenir...
Ayrıca Mevlana çok boş ve de alakasız konuşuyorsun....
Bunlardan her şey beklenir...
Ayrıca Mevlana çok boş ve de alakasız konuşuyorsun....
kişilere değil fikirlere yorum yapalım lütfen 
Anlamadıysan bir daha oku ÇarşıSagopa1903. Yazdıklarıma karşı bişey yazacaksan yaz değilse cahil cahil kenarda bekle. Oku ve sus!
HaSaNTaLHa o Hadisi bi tefsir ettir. Bu zamanda şu durumda ne diyecek Tefsirciler.
Düşmanla Mücadeleden sonra gelir o Hadis.
Benimde demek istediğim hep bu. Biz Müslümanlara düşmanlık mı yapıyoruz ?
Mücadelenin şartları var. Sırası da var bu işin.
Bir örnek vermek gerekirse,
Düşman işgalinde Cuma Namazlarının farz olmayışı gibi.
Vs. Vs.
Konu dışı alakasız yorum yapacak gereksiz kişiler yazmasın buraya.
lütfen kişileri değil fikirleri eleştirelim bir daha olursa banlamak zorunda kalacağım ikinizi de..
abi öcelik sırası yok.. bir müslüman kötülük gördüğünde diyor.. kötülüğü kimin yaptığı önemli değil..hem biz sadece bu gazetelere değil..gazeteler bölümündeki başlıklara bakarsan diğer gazetelerin de yanlışlarını söylüyoruz
bazılarımız müslüman ile 'müslüman'(!) arasındaki farkı hala çözememiş...
etrafına gülücükler saçarak biz allaha hizmet ediyoruz diyen zihniyetleri küçücük beyinlerinde büyük(!) olarak gören sözde müslümanlarla doldu etraf...
iktidarda kim varsa onun peşinden giden,
(kendisini birazcık para azıcık reklam üstüne biber olarak da iktidar hırsıyla yoğrulan dar zihniyetli sözde islam neferleri) ile bu davaya hizmet eden,aklında fazilet aklında refah aklında saadet olan ve gerçek müslüman olabilme tasasıyla yaşayan,ümmetine milletine devletine hizmet için baş koymuş insanlarla bir tutmak gaflettir....
yapılan şeyler yanlıştan dönme,doğru yolu bulma çabası..
unutmayalım ki dışarıdaki düşmandan çok içimizdeki düşman zarar verir bize.
o yüzden tek olmak bir olmak bir düşünmek ve bir uygulamak için ilk önce içerdeki kalpler bir olmalı...
bırakın bu abd,ab vs... safsatasını...onlar bizim gözümüzde büyüten,onların memleketinde yaşayıp,oralarda nefes alan onların toplantılarına katılıp da kendi öz vatanında çıkardığı gazetelerle bikini reklamı yapma rezilliğini gösteren şahıslar düşman değil de nedir???
kusura bakmayın ama ben bu rezillerle bir olamam....eğer benimle bir olmak istiyorlarsa benim gibi olmalılar...bikiniyle,dedikoduyla,iddaayla,rantla,iktidar hırsıyla,kokoş haberlerle ümmetin (ZAMAN)ını çalan,her ŞAFAK yeni bir umuttur diyen milletimin haysiyetini yabancılarla masaya koyanlar ya benden uzak dursunlar ya da benim gibi olsunlar.....yapamıyorlarsa eğer cazgır karılar gibi konuşmayı bırakıp SUSSUNLARR.
bazı arkadaşlarımız dışarıya karşı birleşelim..kendi kendimizi yemeyelim gibi saçma sapan fikirler taşıyor...tabi ki amacımız tek yumruk olmaktır...tek bir cephede tek bir orduyla savaşmaktır...
ama allah aşkına kendisine dost olarak hristiyanları ve yahudileri seçmiş 'hristiyanları dost edinmeyiniz.kim ki onları dost edinirse bilsin ki onlardandır' ayetini hiçe sayan kişilerle nasıl nasıl dost olunur....
bunun açıklamasını yapabilecek olan var mı?bu sözde dostluğa sayfalarında yer veren gazeteyi savunmak ne derece doğru varın siz düşünün...
yazdığı 2 cümleyle kendisini alim,karşısındakini cahil yapanlar.bu konuyu bir kere daha düşünsünler...
"...(Zaten) size az bir ilimden başkası verilmemiştir..." Sûre-i İsrâ, 85.
"Alimim diyen cahildir." Hz. Muhammed
"Bilmeden fetva verene, melekler lanet eder." Hz. Muhammed
"İman, kalbin tasdiki, kabul etmesi, inanması demektir. İnanmanın azı, çoğu olmaz. Mümin büyük günah işlese de imanı gitmez, kâfir olmaz. Ahirette kurtulmayacak olan yalnız kâfirlerdir. Zerre kadar imanı olan kurtuluşa kavuşur." İmam-ı Rabbani (2/67)
Hz. Muhammed'in yaşamı boyunca Müslümanlara karşı yürüttüğü dava anlayışını idrak edememiş olanlara birşeyler öğretmek ne kadar zor.
Yeri gelir cahil ilan edilirsin, yeri gelir dinden dahi çıkartılırsın.
Ben konuştukca bazılarının zihniyeti iyice saplatında kalıyor. Bu bir vebaldir.
Kimse kusura bakmasın o gazetelerde yarı çırılçıplak kadın resmi dahi
verilse ben Müslüman'a Allah'ın nazarında bakar gerekirse kusurunu örtmeye çalışırım.
Karşımızda asırlardır herkesin düşmanı dururken kendi dinimdeki insanları Milli Görüş adı altında (üstelik o düşmanların kaynaklarını kullanarak) düşman bellemek bana haramdır.
Bu sadece bana değil bütün Müslümanlara yasaktır!
Şimdi bu sitede ebedi susuyorum. 
ASIRLARDIR DÜŞMANIMIZ olanlara dost olanlara ne demeli?