Anadolu Forum

Tam Versiyon: Bir Milli Görüşçü Nasıl Olmalı
Şu anda tam olmayan bir veriyonu görüntülüyorsunuz. Tam versiyonu görmek için, buraya tıklayın
Fatih Sultan Mehmet Han yedi yaşlarında iken Hocası Akşemsettin Hz. Kulağına eğilerek
“ Evladım, hedefini iyi tespit et.” Uyarısında bulunur ve şöyle devam eder:
“Dağ ne kadar yüksek olursa olsun yol onun üzerinden geçer. Sen dağ olmaya heveslenme ve asla gururlanma. Yol ol ki herkes senin üzerinden geçerken sen dağların bile üzerinden geçesin.”
Fatih : “ Hocam şartlar elverişli olmazsa” diye sorar. Hocası “Şartlara teslim olmazsan şartlar değişir ve sana teslim olurlar. Çok ister, çok çalışır ve çok dua edersen Allahın rahmeti tecelli eder. Rahmet tecelli ettiğinde ise bütün olmazlar oluverir”.

Buradaki ölçüden de anlaşılacağı üzere Milli Görüş neferi iman edecek.

1- Hedefini iyi tespit edecek. “Allahın rızasını tahsil ve hakkın hakimiyetini temin” etmenin temel hedefi olduğunun şuuru ile iman edecek.

2- Gurur ve kibirden uzak, alçak gönüllü ve şefkatli olacak ama asla zillete düşmeyecek.Alçak gnüllü olanları Allahın yücelteceğine ve cihadı terk edenleride alçaltacağına iman edecek.

3- Zulme rıza göstermeyecek, kaba kuvvetin yanında olmayacak, şahsiyetinden asla taviz vermeyecek. Ve gerçek onurun imanda olduğun da iman edecek.

4- Hedefine ulaşmayı bütün hücreleri ile talep etmeye iman edecek.

5- Hedefinin tahakkuku için bütün gücü ile çalışacak, gayret gösterecek. Ve başarıya iman edecek.

6- Çok dua edecek. Neticeyi yaratacağın Cenab-ı Hak olduğuna iman edecek.

7- Hayır istikametindeki tüm gayretlerinin sonucuna Cenab-ı Hak Rahmet sıfatıyla tecelli eder ve asla karşılıksız kalmaz gerçeğine iman edecek.

8- Bu niyetle yapılan tüm çalışma ve gayretlerinde Allahın himayesinde olduğuna iman edecek.

9- Gücün ve kuvvetin sadece Allah c.c de olduğuna, onun koruduğuna kimsenin zarar veremeyeceğine, onun zarar vereceğine de kimsenin engel olamayacağına iman edecek.

10- Dünyada karşılıksız kaldığını zannettiği gayretlerinin daha hayırlısına ebedi alemde mutlaka kavuşacağına, zira Cenab-ı Hakkın vaadinde sadık olduğuna, ahirette ulaşılacak nimetlerin daha hayırlı ve devamlı olduğuna iman edecek.

11- Tevekkülün asla şartlara teslim olmak anlamına gelmediğini, üzerine düşen tüm görevlerin yapıldıktan sonra sonucun Allah’dan beklenmesi olduğunu bilecek. hadis-i Şerifde “Eğer kuşlar gibi tevekkül etmiş olsaydınız, onlar gibi rızıklandırılırdınız. Kuşun ambarı yoktur.sabah aç uçar,akşama tok döner.” Buyurulur. Buna iman edecek.

12- Duanın sadece oturup el açmak olmadığını fiili duanın çalışmak olduğunu, kavli duanın onun arkasından olacağını bilecek. Ve çalışmanın şart olduğuna iman edecek.

13- Tüm bunlardan sonra Cenab-ı Hakkın her tecellisini hayır bilip kendisi için ortaya çıkan sonucu Allah’ın tayin ettiğine de iman edecek.

Allah c.c. imanımızı kabul buyursun
Amin...
Allah razı olsun....
Referans URL