Anadolu Forum

Tam Versiyon: Sadakat kaldı akılda
Şu anda tam olmayan bir veriyonu görüntülüyorsunuz. Tam versiyonu görmek için, buraya tıklayın
Siyasetin GÜLEN Yüzü: Recai KUTAN

[attachment=2366]

26 Ekimde yapılacak olan Saadet Partisi Olağan Genel Kongresi ile parti genel başkanlığını bırakacak olan M.Recai Kutan, Milli Görüş tarihine çalkantılı dönemin sadakat ve vefa temsilcisi olarak geçecek…

İşte Kutan’ın kısaca hayatı ve siyasi geçmişiyle ilgili kısa bir değerlendirme…

AİLESİ MEDYADAN UZAK
1930 yılında Malatya'da doğdu. İlk ve orta eğitimini Malatya'da tamamlayan Kutan, 1947'de İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi'ne girdi, 1952 yılında da inşaat yüksek mühendisi olarak mezun oldu. 20 Haziran 1954'de Mebrure Suna Tortum ile evlendi ve Murat İsmail, Abdülaziz Murat ve Ahmet adında üç çocuk sahibi oldu. Ailesi ve çocukları medyadan uzak olan Kutan’ın iki oğlu da mütevazi bir dükkanda bilişim malzemeleri satıyor.

GAP’IN MİMARI KUTAN
1952-1969 yılları arasında Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nde kısım mühendisi, baş mühendis, bölge müdürlüğü ve genel müdür muavinliği görevlerinde bulundu. Bu tarihlerde GAP Etüd ve Planlama çalışmalarında bulundu. GAP’ın planlarını aylarca katır sırtında gezerek çizen Kutan’ın bu hizmetleri genelde görülmek istenmedi. Bu çalışmaları sırasında Süleyman Demirel'le aralarında önemli bir dostluk kuruldu.

Keban ve Gümüşkaya Barajları'nın yapımında da görev aldı.1969-1977 yılları arasında Tümaş Türk Mühendislik ve Müşavirlik A.Ş. Genel Müdürlüğü görevinde bulundu.

SİYASİ HAYATI
1973 yılında siyasi hayata atıldı. 1974-1980 yılları arasında Milli Selamet Partisi'nde Genel Başkan Yardımcılığı yaptı, 1977 yılında Malatya milletvekili olarak Meclis'e girdi. Süleyman Demirel'in aynı yılda kurduğu hükümette İmar ve İskan Bakanlığı görevinde bulundu.

1985-1997 yılları arasında Refah Partisi'nde genel başkan yardımcılığı yaptı. 1995 seçimlerinde 20. Dönem Refah Partisi Malatya Milletvekili iken 1996 tarihinde Necmettin Erbakan'ın başbakanlığındaki hükümette Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak görev aldı. 1998 yılında Fazilet Partisi Genel Başkanı oldu.

EN ZOR DÖNEMİN BAŞKANI
14 Mayıs 2000'de yapılan Fazilet Partisi ikinci kongresinde Necmettin Erbakan'ın desteğini alarak gelenekçilerin adayı olan Kutan oylamaya katılan 1195 delegenin 633'ünün oyunu alarak yeniden seçildi. Kutan, Yenilikçi kanadın adayı ve Tayyip Erdoğan'ın desteklediği Abdullah Gül'den 122 oy fazla aldı.

VEFA VE SADAKAT TİMSALİ
Bu çalkantılı dönemde kimseyi kırmadan bir arada tutma başarısını gösteren Kutan’a ne yazık ki kendi siyasi partisi ve seçmenleri altında pek vefa gösterilmedi.

Fazilet Partisi'nin kapatılmasından sonra Saadet Partisi'nin kuruluşuna öncülük etti.
Bu partinin genel başkanlığını yaptı. Ancak 3 Kasım 2002 ve 22 Temmuz 2007 seçimlerinde Sadet Partisi başarılı olamadı ve Meclis dışında kaldı.

Milli Görüş’ün ikinci kuşağı Recai Kutan’ı Saadet Partisi’nde yalnız bırakıp AKP’ye geçerken 3.Kuşak Milli Görüş gençliği Hoca’nın yadigarı Kutan’a yeterince sahip çıkmadılar.

28 Şubat sürecinden sonra İslamcı kesimde maya tutan “genç, yakışıklı ve karizmatik” söylemi Milli Görüş içerisinde de yerini bulmuştu.

Kutan, Hocaya olan sadakatten dolayı saygı görmüşse de asla hak ettiği ilgiyi görmemiştir.

Her defasında Parti Genel Başkanlığını istemediğini bildirdi.
Yetkili kurulların onayı ile Genel Başkanlığı yürüten Recai Kutan, ilerleyen yaşına rağmen tüm Türkiye’yi adım adım gezerek Milli Görüş’ü anlattı ve asla yılgınlık göstermedi.

Kutan, siyasetin renkli isimlerinden Milli Görüş Lideri Prof.Dr..Necmettin Erbakan'ın en güvendiği isimler arasında yer aldı.

Milli Görüş Lideri Erbakan, Saadet Partisine katıldığında Kutan’ın alnından öpmüş ve sadakatinden dolayı kendisini tebrik etmişti.

Milli Görüşlü olmayanların bile sempati ve saygı duyduğu ve siyaset tarihine “siyasetin gülen yüzü” olarak geçecek olan Recai Kutan ile ilgili Saadet’in genç isimlerine “KUTAN DEYİNCE AKLINIZA NE GELİYOR? Sorusunu yönelttiğimizde: "GAP, SADAKAT, VEFA,GÜLERYÜZ" sözcükleri dökülüyordu ağızlardan.

SADECE SİYASET DEĞİL
Siyasetçi kimliği ile tanınan Recai Kutan aynı zamanda Şiir, Edebiyat ve Müzikle de yakından ilgileniyordu. Recai Kutan'ın eserleri arasında “Kirazlıdere Tutukevi Penceresinden 12 Eylül”, “Irak Sulamaları”, “Havza Kalkınma İdareleri” ve “TVA” bulunuyor.

Klasik Türk müziği ve Tasavvuf müziğine ilgi duyan Kutan, Bayrak ve Fetih Marşı şiirlerinin yarı “Arif Nihat ASYA” hayranı.

İşte Recai Kutan’ın ezberinde olan ve katıldığı platformlarda dilinden düşürmediği Arif Nihat ASYA’nın Zelzele şiiri:

Yollara kurulur, kervanları beklersin.
Yolcuma geçit verirsen Allah muradını versin!
Turnamın uğrağı;
Boralar, çığlar, haydutlar yatağı.
Dağlara yukardan bakan
Ararat dağı…
Eğilmez başında dumanın vardır,
Senin de bir zelzelelik canın vardır!

Ey esir ellerin çilesi;
Üç kere yıkılıp dört kere yapılmış,
Gölgesinde yalancı ilâhlara tapılmış
Nemrut kulesi…
Bekle secdeye kapanacak zamanın vardır;
Senin de bir zelzelelik canın vardır.

Aylar batacak,
Günler batacak;
Nil, kurbanlarını
Kıyıya atacak…
Uykusu gelen Ebülhevl
Kumlara serilip yatacak…
Batan güneşlerin ardı sıra
Ölüme güler gibi bakma ufuklara;
Gözler dolar destanını okusam,
Ey sırrını bir gün doğuracak Ehram;
Ağıtlara benzer destanın vardır…
Senin de bir zelzelelik canın vardır;

Bana haber verin o şimal çocuğundan:
Daha ayılmamış mı sarhoşluğundan;
Daha doymamış mı, daha doymamış mı;
Çelik gagalı kargalar
Gözlerini oymamış mı?
Bu gün böyle, geçer..yarın vardır…
-Ve ey şövalyeler şövalyesi,-
Senin de bir zelzelelik canın vardır!

Recai Kutan’ı siyaset nasıl anacak tarih nasıl kaydedecek tartışılabilir.
Lakin küçük kızımın “Pamuk Dedesi” olarak bizim gönlümüzde ayrı bir yeri olacak


kaynak: http://www.marmarahaber.net/yazar_yazila...azi_no=569
Referans URL