Anadolu Forum

Tam Versiyon: Refah Partisi ve IMF
Şu anda tam olmayan bir veriyonu görüntülüyorsunuz. Tam versiyonu görmek için, buraya tıklayın
Başta Erbakan olmak üzere, Refah Partililerin yıllardır ağızlarından düşürmedikleri bir slogan da “IMFye hayır” sloganıydı. Muhalefet dönemlerinde siyasi rakiplerini IMF’ci olmakla ve IMF’nin direktifleri doğrultusunda hareket etmekle suçlayan Erbakan, iktidar döneminde IMF’ yi kısa sürede tanıyarak(!) ve benimseyerek, bu konudaki maskelerini düşürmekte gecikmemişlerdi.

Muhalefet dönemindeki Erbakan’ a göre, tam bağımsız bir ülke olabilmemiz için IMF’nin Türkiye’den kovulması gerekiyordu. İktidardaki Erbakan ise IMF ile görüşmeleri yeniden başlatmak ve kredi taleplerini iletmek üzere en yakın arkadaşlarını gizlice IMF kapılarına gönderiyordu.

Burada Refah Partisi’nin Programı’na bir göz atmanın faydalı olacağını düşünüyorum. Programın 46. Sayfasında şu yaklaşım ifade edilmektedir: “Milli karakter ve bünyemize uygun, ülkemizi ve milletimizi istismar etmek isteyen iç ve dış mihrakların şaşırtıcı ve taviz kar reçetelerine iltifat etmeyen, ülkemizin tarihi, coğrafi ve ekonomik dış - ve iç şartlarını değerlendirmeyi esas alan bir yol izleyeceğiz”

Refah Partisi Programı’nda yer alan yukarıdaki görüş, tahmin edeceğiniz üzere. iktidardaki Refah Partisi’nin hayali Kaynak Paketleri’nin de dayanağını oluşturmuştu.

Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan, 1983 yılında düzenlenen Refah Partisi 4. Büyük Kongresi’nde yaptığı konuşmada, Refah Partisi haricindeki partileri faizci, Batı taklitçisi ve Avrupa Topluluğu yanlısı olmakla suçlayan Erbakan, “IMF reçeteleriyle milletimize değil. dış güçlere hizmet ediyorlar” görüşünü ifade ediyordu. Siyasi iktidarlar için de “ Bunların hepsi birer IMF Hükümetidir ” demişti.

Erbakan tarafından kaleme alınan Adil Ekonomik Düzen (Ankara. 1991) isimli kitapta, “Taklitçi partiler dış borç alabilmek için IMF Heyetleri’ne teslim olmuşlardır. Onların tanzim ettikleri reçetelerle, adım adım bugünkü köle düzeni tesis edilmiştir” görüşü savunulmaktadır.

İşte muhalefet dönemlerinde buna benzer yaklaşımlarla IMF’ ye savaş açan Refah Partili yöneticiler ve Erbakan, iktidarında birdenbire değişmiş ve IMF’nin ülkemiz için ne denli hayırlı bir örgüt olduğunun farkına varmıştı(!)

Yıllardır radikal söylemleriyle kandırdığı tabanının tepkisinden çekinen Erbakan, iktidar olur olmaz IMF’yle yürüttüğü görüşmeleri ve kredi pazarlıklarını, en güvendiği Milletvekilleri aracılığıyla yürütmüş fakat, her defasında eleştirdiği medyaya yakalanarak deşifre olmaktan kurulamamıştı. İşte Refah Partisi iktidarında gizlice yürütülen IMF görüşmelerinden basına yansıyan haberlere bir örnek! 16.10.1996 tarihli Türkiye gazetesi... Haberin başlığı oldukça yerinde: “ IMF ile kapalı kapılar ardında zorlu pazarlık”
--------------------------------------------------------------------------------

IMF ile kapalı kapılar Ardında zorlu pazarlık


Türkiye Masası Şefi Martin Hardy başkanlığındaki IMF Heyeti, hükümet ile görüşmelere başladı. IMF Heyeti’nin Türk hükümetine “İran ile yaptığınız doğalgaz anlaşmasını iptal edin, size 4.8 milyar dolar para verelim” teklifi ile geldiği ileri sürüldü. IMF kredinin termik ve nükleer santral yapımında kullanılmasını öngörüyor.

Önceki gün Ankara’ya gelen Türkiye Masası Şefi Martin Hardy başkanlığındaki Uluslar arası Para fonu ( IMF ) Heyeti, Refahyol Hükümeti ile görüşmelere başladı.

Türkiye’de iki hafta kalması beklenen IMF Heyeti’nde yer alan ayrı bir ekibin Türk hükümetine “İran ile yaptığınız doğalgaz anlaşmasını iptal edin, size 4.8 milyar dolar para verelim” teklifi ile geldiği ileri sürüldü. Alınan bilgiye göre; söz konusu kredinin 4 termik, 3 nükleer santral yapımında kullanılması öngörülüyor. Önceki gün başlayan görüşmeler büyük bir titizlik ve gizlilik içinde sürdürülürken 4.8 milyar dolarlık teklifin bu hafta içinde ele alınacağı bildirildi. Geçen ay içinde İran ile yapılan doğalgaz anlaşmasının iptal edilemeyeceğini Başbakan Necmettin ERBAKAN’ın nasıl bakacağı merakla beklenirken, 4.8 milyar dolarlık teklifin çok cazip bir teklif olduğu kaydediliyor.

Başbakanlık yetkilileri, Başbakan ERBAKAN’ın bu olaya sıcak bakmayacağını belirterek “ IMF tarafından yapılacak bu teklife Başbakan Necmettin ERBAKAN olumlu yaklaşmaz. Türkiye, İran ve Arap ülkeleri sıcak ilişkiler kurmak ve geliştirmek istiyor. Yapılacak bu teklif rüşvet niteliğinde” diye görüş bildirdiler.

Siyasi bilimcileri ise IMF’nin teklifiyle ilgili olarak, iki gücü karşı karşıya getirmenin her zaman menfaat sağlayacağını belirterek “Abdülhamit Han’da 33 yıl bu politika sayesinde olumlu sonuçlar aldı. İran’la münasebetimiz iyileşince Batı’nın etekleri tutuştu, kredi musluklarını açıyorlar” yorumunu getiriyorlar.

İRAN’LA ANLAŞMANIN İÇERİĞİ

Başbakan Necmettin ERBAKAN’ın yurt dışına yaptığı ilk seyahat olan ve gerek Türk, gerekse Batı kamuoyunda günlerce konuşulan İran gezisi sırasında Türkiye’nin İran’dan 20 yıllık süre içinde 23 milyar dolarlık doğalgaz alınmasını öngören bir anlaşma imzalamıştı. Enerji Bakanı Recai KUTAN ile İran Petrol Bakanı Gulamrıza AĞAZADE’nin imzalarını taşıyan anlaşma, söz konusu doğalgaz’ın Türkiye’ye nakledilebilmesi için bir boru hattı kurulmasını da içeriyor. Görüşmelerde doğal gazı dünya fiyatlarının yüzde 25 altında satmayı da kabul eden İran, 21 trilyon metreküp doğalgaz rezerviyle, Rusya’dan sonra dünyanın ikinci büyük doğalgaz rezervine sahip ülkesi durumunda

Erbakan’ın İran gezisi sırasında, bu ülkeden 50 milyar kilovat saat elektrik enerjisi alınması konusunda da mutabakata varılmıştı. İran’dan alınacak elektriğin Doğu Anadolu Bölgesi’nde kullanılması ve böylece bu bölgede yaşana düşük voltaj sıkıntısının giderilmesi planlanıyor.

1275 kilometrelik boru hattı yapılacak

İran’dan alınacak doğalgaz’ın Türkiye’ye ulaşabilmesi için, her iki ülke topraklarında toplam 1275 kilometre uzunluğunda boru hattı inşa edilecek. Boru hattının, Tebriz’den sınırımıza kadar olan bölümü için 275 kilometrelik boru hattı döşenmesi gerekiyor. Maliyeti 300 milyon dolar olan bu boru projeyi İran üstlenecek. Boru hattının Türkiye sınırları içindeki bölümü ise yaklaşık 1000 kilometre olacak. 1 milyar 100 milyon dolara tamamlanacağı hesap edilen projenin yap-işlet-devret sistemiyle gerçekleştirilmesi planlanıyor. Enerji Bakanlığı yetkilileri 4 firmanın boru hattı inşaatına talip olduğunu bildiriyor. Doğalgaz boru hattının 1998 sonuna doğru tamamlanması planlanıyor. Boru hattının faaliyete geçebilmesiyle birlikte Türkiye ilk etapta yılda 2 milyon metreküp doğalgaz alabilecek Bu rakam, 2002 yılına kadar toplam 10 milyar metreküpe ulaşacak.


--------------------------------------------------------------------------------

İktidar döneminde Refah Partisi’nin muhalefetteki politikalarından çark etmesi, Refah Partisi tabanını rahatsız ederken, Refah Partisi’nin prenslerinden kabul edilen ve Refah Partisi iktidarında Devlet Bakanlığı yapan Abdullah Gül, Refah Partisi’nin iktidar macerasında, IMF’ye karşı oluşundan çark edişini en güzel anlatan itirafında bulunmuştu. 30.10.1996 tarihli Yeni Yüzyıl gazetesindeki beyanatında Refah Partili Abdullah Gül. “IMF’ye ihtiyaç var” diyordu. İşte haberin kupürü!

--------------------------------------------------------------------------------

Refah’tan itiraf: IMF’ye İhtiyaç var

Refah Partili Bakan Gül, muhalefete karşı çıktıkları IMF’ye dış borçlanmanın sürmesi için ihtiyaç olduğunu söyledi.


Dış borçlar için kredi anlayışında olduklarını söyleyen Abdullah GÜL, dış piyasalarda Türkiye ile ilgili olumsuz bir haberin yer almaması için IMF’ye ihtiyaçları olduğunu kaydetti.

Refah Partili Devlet Bakanı Abdullah GÜL muhalefet dönemlerinde sürekli karşı çıktıkları ve seçim bildirgelerinde “IMF’ye kölelik bitecek” vaadine yer vermelerine karşın “Türkiye’nin bugün IMF’ye ihtiyacı olduğunu” belirtti. Gül, IMF’nin kaynak paketinde yeralan projelerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bekleme kararı aldığını bildirdi.

IMF Heyeti’nin Türkiye’den olumlu bir izlenim ile ayrıldığını kaydeden Gül, “IMF kaynak paketinde yer alan projelere ilişkin sorular sordu, bunlarla ilgilendi. ‘Bunları gerçekleştirecek misiniz?’ diye soru sordu. ‘Evet’, karşılığı alınca da, ‘Haydi, o zaman bakalım, görelim.’ Dediler. Bu ‘bakalım’ süresi de muhtemelen 3-4 ay” dedi.

IMF Heyeti’nin paketlerde yer alan bazı maddelere ilişkin kaygıları bulunduğunu da dile getiren Gül, heyetin kaynak paketlerinde yer alan yurtdışındaki dövizlerin getirilmesine “olumlu” bakmadıklarını ve “Getiremezsiniz” dediklerini söyledi. Gül, “Özelleştirmeyi de yapamayacağımızı söylediler, biz “Yaparız dedik” diye konuştu.

Türkiye’nin içinde bulunduğu borç ve borç faizi yükü nedeniyle “IMF ile iyi geçinmek zorunda olduklarını” ifade eden Gül, bunun gerekçesini şöyle açıkladı:


IMF iyiliğimizi istiyor.

“IMF’ye Türkiye’nin ihtiyacı var. 7 milyar dolar dış borç ödeyeceğiz. Bunu içeriden toparlayıp, sıcak parayla ödemek var. Dış borçları, iç borçlanmaya göre, daha ekonomik şartlarla yeni dış borçlar ile ödemek maliyet açısından daha iyi. Bunu yapmak için de IMF’nin karşısına fazla dikilmemek gerekir. Uluslar arası piyasaya kötü işaret vermemek lazım. Onlar da Türkiye’nin iyiliği için uğraşmıyorlar mı? Bunu yaparsanız daha iyi olur demiyorlar mı? Biz de onlara yardımcı oluruz” Bakan Gül, “Onlara yatırımları arttırdığımızı anlattık. Yatırımlara bütçede büyük pay ayırdığımızı söyledik. Onlar da bize, ‘Eğer bu kaynak paketlerinden beklentileriniz gerçekleşmezse yatırımları kısacak mısınız?” diye sordular. Biz de öyle olumsuz beklenti içinde olmadığımızı kaydederek “Ekonominin gereği yapılır” karşılığını verdik” diye konuştu.
--------------------------------------------------------------------------------

Muhalefet döneminin keskin IMF muhalifi, iktidara geldiklerinde IMF’yi kapıdan içeri sokmayacaklarını söyleyenler ve IMF’nin reçetelerinin bugünkü köle düzenini getirdiğini ileri süren Refah Partililer, iktidarlarında birden bire IMF yanlısı kesilmişti.

Yine mustafa taşar ın kitabından
yorum yok
Başbakan Erbakan görev süresinin son saatine kadar canla başla çalışmış ve yapılamayacağı zannedilen bir çok meseleyi halletmiştir ... Bir yıl içerisinde REFAHYOL hükümeti icraatlarından aklımıza gelenlerden bazı örnekler :

1- Herkes ve herkesim tarafından kaldıramaz denilen ve öyle inanılan PKK destekçisi ÇEKİÇ GÜÇ Kaldırılmıştır... Şimdi esamesi bile okunmuyor. Ne hikmetse herkes unuttu.

2- Bir yıl boyunca Hiç zam yapılmamıştır. Önceden her gün zam yapılırdı. Sonradan ise aylık otomatiğe bağlandı.

3- İslam ülkeleri ile ilişkiler canlandırılmakla kalmadı İslam ortak pazarı'nın ilk adımı sayılacak olan ve tüm dünya'da yankı bulan İslam Ülkeleri işbirliği teşkilatı D8 ler kuruldu.

4- Libya'da yıllardan beri bir türlü alınamayan 20 milyon dolar alınacak olan paramız ülkemize getirildi.

5- Dış ve iç borçlanma yapılmadı. Mevcut borçların bir kısmı ödendi. ( Zamsız ve ek vergisiz)

6- Bir yıl içerisinde 1 kuruşu dahi borç olmayan 40.000.000$, Dolar kaynak sağlandı.

7- Memur ve Emekli maaşlarına İLK DEFA % 50 zam yapıldı. ( Memurlar % 30 almak için mücadele ediyordu)

8- Havuz sistemi kurularak DEVLETİ, devleti sömüren sermaye babalarından kurtardı ve gereksiz faiz ödemelerini durdurdu.

9- İsrafı önledi. Devlet dairelerinde gereksiz malzeme ve gazete abonelerini ve İlanları durdurdu. Gereksiz makam arabalarının alımını iptal etti.

10- Alışıla geldiği üzere AMERİKA'YI değil İSLAM ÜLKELERİNİ ziyaret etti. ( Bağımsız ve haysiyetli diş politika örneği gösterdi )

11- Din alimlerine başbakanlık kapılarını açtı ve İftar yemeği verdi...

12- İlk defa denk bütçe yapıldı ve yatırımlara hız verildi. vs. vs.

Bunlar ilk defa başarılmış şeyler. İlk defa olmayanları yazmaya zaten yer müsait olmaz. Gerekte yok zaten.
imf ile anlaşma yapılsaydı;
6 ayda 50 milyar dolarlık bütçeye 35 milyar dolar nasıl ilave edilirdi?
6 ayda 12 milyar usd faizden nasıl kurtarılırdı ?
işçiye memura emekliye % 312 lere varan zamlar nasıl yapılırdı? vs vs.

imf politikalarıyla bunların yapılamayacağını herkes bilir..
yahu arkadaş siz de her söylenilene inanıyorsunuz. akıl var mantık var ya. çamur atarken biraz dikkatli atalım zira o çamur bumeranga dönüşüp sizi bulabilir!!
çamurla benim ne işim var kitapta yazılanları aktarıyorum... Rolleyes
tamam o atılan çamuru buraya taşıyorsun
bence o kitabı okuyacağına şevket kazan'ın refah gerçeği kitabını oku
çünkü bu iddiaların hepsinin cevabı orda da var.. oku,tatmin olmazsan gel sor
kitabı bitiriyimde sonra sorularıma cevap için tavsiye ettiğin kitaba geçerim...
teşekkürler...
islam düşmanı kişilerin kitapları da karşı görüşleri bilmek için okumak lazım
ama yazdıklarına inanıp gelip burda yayınlamak ne kadar doğru ?
islam düşmanı bi adam islamcılara elbette çamur atar
Referans URL