Anadolu Forum

Tam Versiyon: Kömür zulmü!
Şu anda tam olmayan bir veriyonu görüntülüyorsunuz. Tam versiyonu görmek için, buraya tıklayın
Kömür zulmü!
Afet Ilgaz
afetilgaz@milligazete.com.tr

30.11.2008



En son Kütahya Tavşanlı’da kömür kamyonlarının yanında bekleyen kamyoncuları gördüm. Ülkenin uzak yerlerinden gelmişler, bedava kömür işinin bitişini bekliyorlardı. O iş bittikten sonra parayla alacakları kömürleri memleketlerine götürecekler ve parayla alacak olanlara satacaklardı.

Bu eşitsizliği, dengesizliği tespit için ne gibi ölçü aletleri var AKP’nin? Hangi makinelerle, bilgisayarlarla bunu tespit edebilecekler? Yoksa ölçü, AKP’ye oy vermek midir?

Ondan bir önceki gözlemim şu idi:

25 kiloluk, üzerinde de 25 kilo yazılı çuvallar tartılıyor, kantar 24 kiloyu gösteriyor. Çalınan birer kilonun hesabı yapılınca ne kadar trilyon ettiği söyleniyor. İşte bu durum söylemeye dilim varmıyor ama “haram” değildir de nedir?

Bundan bir önceki gözlemim ise daha dehşet vericiydi. Bağışlanmış kömürlerin satılması ve bu satılmış kömürlerin tonlarla ifade edilebilecek yığınlar teşkil etmesi. Manzara bir film karesi gibi gözümün önünden gitmiyor: Satanlarla satın alanlar, kömür alıp para verenler, parayı alıp kömür verenler ve bu aktörlerin korkusuzca kameraya bakışları…

Türk vergi mükelleflerinin ödediği paralarla alınan kömürlerin, bir partinin propagandası için harcanması… Bu nedir Allah aşkına? Yoksa iddia ettikleri gibi demokrasi midir? Kendinize ve Allah’a güveniyorsanız, emr-i İlahi’ye boyun eğiyorsanız, böyle şeyler yapmazsınız.

İtikadınız sağlamsa elbet devlet baba, hükümet ana gibi davranırsınız. İmparatorluğun son günlerinde, cephelerde savaş ve tehcir sebebiyle yetim kalan 1.000.000 çocuğa bakılmıştı (Dar-ül eytam’lar, yetim evleri). Siz, birkaç yüz bin sokak çocuğuna bakamıyorsunuz!

***

Devlet baba demek, “bağımsız bir ekonomi oluşturmaya çalışmak” demektir önce. Erbakan hükümetinde olduğu gibi, memur, dul, yetim ve işçi aylıklarına, iktidara gelir gelmez iki kat zam yapmak demektir. Bunun için de, haramlara bulaşmadan ekonomiyi iyileştirmeye çalışmak, “havuz” denen bir uygulamayı ortaya koymak, IMF ile ilişkileri “milli”leştirmek, fabrikalar açmak, (fabrikaları kapatmak ve işçi çıkarılmasına sebep olmak değil) tarımı canlandırmak, hayvancılığı geliştirmek demektir.

***

Doğalgaza bir yılda %85 zam yapmak, bu zammın arkasından seçmene, doğalgazdan vazgeçen seçmene kömür dağıtmak, zulüm içinde zulüm ise, Saadet Partisi’nin yeni ortaya çıkardığı başka bir zulüm de; İstanbul, Ankara, İzmitlilerin doğalgazı zaten öbür şehirlere göre %5 zamlı kullanmakta oluşu ve bunun farkında olmayışlarıydı.

Bir de benim en çok ürktüğüm ve korktuğum, halkın yardım ve sadaka konusunda yanlış bilinçlenmesi. Sadaka ve yardımın Allah rızası için olduğu anlamına, yoğun bir ”dünyevileşme” anlamı yüklerseniz İslâm itikadı zarar görür.
Referans URL