Anadolu Forum

Tam Versiyon: İç ve Dış Borçlar
Şu anda tam olmayan bir veriyonu görüntülüyorsunuz. Tam versiyonu görmek için, buraya tıklayın


Ülkemizin iç ve dış borçları, yıllardır siyasi partiler ve siyasiler arasında bir polemik konusu olagelmiştir. Sizin zamanınızda İç borçlanma şu kadar arttı, bizim iktidarımızda dış borçlanma şu kadar azaldı gibilerinden ardı arkası kesilmeyen tartışmalar, ülkemizdeki siyasi söylemin ve bu söyleme dayanak oluşturan siyasi propagandaların ağırlıklı bir bölümünü oluşturmuştur. İşte Refah Partisi’nin yakın muhalefet döneminden bir örnek!
Refah Partisi Kastamonu Milletvekili Fethi Acar, dönemin Başbakanı Mesut YILMAZ tarafından yazılı olarak cevaplandırılması talebiyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunduğu Soru Önergesi’nde Türkiye’nin dış borçlarının miktarını soruyor. İşte belgesi...

--------------------------------------------------------------------------------

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

AŞAĞIDAKİ SORULARIN BAŞBAKAN SAYIN MESUT YILMAZ TARAFINDAN YAZILI OLARAK CEVAPLANDIRILMASINI SAYGILARIMLA ARZ EDERİM. 20.03.1996

FETHİ ACAR
KASTAMONU MİLLETVEKİLİ

1.1991 yılı sonlarında dış borçların yaklaşık 45 Milyar Dolar (ABD) civarında olduğu bilinmekle birlikte, 1995 sonlarında bu dış borç miktarı kaç milyar dolara ulaşmıştır?
2.Bu ilave dış borçların nerelere sarf edilmiş olduğunun mümkünse bildirilmesini
3.Dört yıl içinde yapılmış olan ilave dış borçların (1992, 1993, 1994, 1995 ) yıllık döküm miktarları nelerdir?
4.Toplam dış borç miktarı bugün için dolar olarak;
Ne miktarı devletimize ait yani, resmi borçtur?
Ne miktarı resmi olmayan yani özel sektöre aittir?

--------------------------------------------------------------------------------

Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan’ın, partisinin 1993 yılı, 4’üncü Büyük Kongresinde yaptığı konuşmada, bakınız neler söylüyordu: “Adil Düzende kalkınma hızı yüksek olacağı için, Dış borç artışı yerine tasfiyesi gerçekleşecektir” Bunları muhalefetteki Erbakan diyordu...

Peki, iktidardaki Erbakan, kalkınma hızını artırmış ve dış borçları tasfiyeye başlayabilmiş miydi? İşte ben de bunun cevabını merak ettiğim için, Başbakan Erbakan tarafından cevaplandırılması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bir Soru Önergesi vererek, şu sorumun yazılı olarak cevaplandırılmasını talep etmiştim: “Türkiye’nin iç ve dış borçlarını kısa zamanda nasıl ödemeyi düşünüyorsunuz? Bunun için gerekli kaynaklar nereden bulunacaktır.” İşte belgesi...

--------------------------------------------------------------------------------

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
ANKARA

Aşağıdaki sorumun Başbakan Sayın Necmettin Erbakan tarafından yazılı olarak cevaplandırılması hususunda delaletlerinizi arz ederim.

Mustafa TAŞAR
Gaziantep Milletvekili

“Türkiye’nin kısa zamanda iç ve dış borçlarının ödenmesiyle halkımız bunların faiz yükünden de kurtarılacaktır. Böylece, faizci düzenin fasit dairelerinin büyümesi durdurulacak bunun yerine tam tersine bu fasit daireler tamamen ortadan kalkmış olacaktır” diyoruz.

Türkiye’nin iç ve dış borçlarını kısa zamanda nasıl ödemeyi düşünüyorsunuz? Bunun için gerekli kaynaklar nereden bulunacaktır.

--------------------------------------------------------------------------------

Sorumu Başbakan Erbakan adına cevaplandıran Devlet Bakanı Ufuk Söylemez; kamuoyuna “Erbakan’ın hayal paketleri” olarak yansıyan “Kaynak Paketleri” ile Türkiye’nin iç ve dış borçlarının kısa zamanda tasfiye edilebileceğini söyledi. İşte ülkemizin iç ve dış borçlarını, hayali kayak paketleriyle ödeyeceklerini söyleyen Refah Partili Hükümetin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Tutanak Dergisi’nin 29.8.1996 tarih, 88. Birleşim sayısında da yayımlanan cevapları.!.

--------------------------------------------------------------------------------

Başbakanlık Kan. ve Kar. Gen. Müd.'nün 07.08.1996 tarih ve B.02.0.KKG/106-368-38/3447 sayılı yazısı

Gaziantep milletvekili Sayın Mustafa R. TAŞAR’ın Sayın Başbakanımıza tevcih ettiği ve Sayın Başbakanımızın da kendileri adına Bakanlığım koordinatörlüğünde cevaplandırılması istenilen ilgi (b) yazı ekindeki yazılı soru önergesi cevabı ekte sunulmuştur.

Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.

Lütfü ESENGÜN
Devlet Bakanı


“Türkiye’nin kısa zamanda iç ve dış borçlarının ödenmesiyle halkımız bunların faiz yükünden de kurtarılacaktır. Böylece, faizci düzenin fasit dairelerinin büyümesi durdurulacak bunun yerine tam tersine bu fasit daireler tamamen ortadan kalkmış olacaktır” diyoruz.

Türkiye’nin iç ve dış borçlarını kısa zamanda nasıl ödemeyi düşünüyorsunuz? Bunun için gerekli kaynaklar nereden bulunacaktır.

Türkiye’nin borç stokunun azalmasına yönelik olarak gereken finansman her yıl hazırlanan Konsolide Bütçede öngörülen kaynakların yanı sıra, 31 Temmuz 1996 tarihinde yapılan bir basın açıklaması ile iki kamuoyuna duyurulan “Kaynak Paketi”nde belirtilen kaynaklardan karşılanacaktır.

Bilindiği üzere bu paket;

1.Yurt dışında çalışan işçilerimizin tasarruflarının yurda getirilmesinin teşviki,
2.Mali yönetimin etkinliğini arttırmak ve kamunun mali piyasalar üzerindeki yükünü hafifletmek amacıyla Merkezi Nakit Yönetimi’nin oluşturulması,
3.Özelleştirmenin hızlandırılması,
4.Kamu alacaklarının ve vergi tahsilatının hızlandırılması,
5.Kamu kesiminin sahip olduğu lojman, sosyal tesis, arsa ve arazi gibi gayri menkullerin satılarak nakde dönüştürülmesi,
6.Belediyelere merkezi hükümetin topladığı vergileri denetleme yetkisi verilmesi,
7.Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur’un Hazine üzerindeki yükünün azaltılması,
8.Ruhsatı alınmış maden sahalarının harekete geçirilmesi için kanunen zorunlu olan yıllık ruhsat harçlarının kısa sürede tahsilinin sağlanması,

gibi finansman kaynaklarını ve tedbirleri içermekte olup 575 trilyon TL kaynak temin edileceği tahmin edilmektedir
Erbakan borcu azaltan tek Başbakan!
02.05.2007 Dört yıldır ülke ekonomisini borç batağına sokan AKP hükümetinin tüm Cumhuriyet hükümetlerinden daha fazla borçlanmaya gittiği ortaya çıktı. Borç artışında Tayyip Erdoğan’ın Başbakanı olduğu 59. hükümet 109,2 milyar dolarla birinci sırayı alırken, Bülent Ecevit başbakanlığındaki 56. ve 57. hükümetler, 80 milyar dolarla ikinci sırada yer aldı.
Dört yıldır ülke ekonomisini borç batağına sokan AKP hükümetinin tüm Cumhuriyet hükümetlerinden daha fazla borçlanmaya gittiği ortaya çıktı. Borç artışında Tayyip Erdoğan’ın Başbakanı olduğu 59. hükümet 109,2 milyar dolarla birinci sırayı alırken, Bülent Ecevit başbakanlığındaki 56. ve 57. hükümetler, 80 milyar dolarla ikinci sırada yer aldı.

Tayyip Erdoğan ve Bülent Ecevit’in Başbakan olarak başında bulundukları hükümetler Türkiye’yi borç batağına sürüklerken, önceki 15 hükümet döneminde tek istisnanın Erbakan’ın liderliğinde kurulan 54. hükümetin olduğu dikkat çekiyor. Haziran 1996’da kurulan ve bir yıl iktidarda kalan Refahyol döneminde merkezi yönetim borcu 325 milyon dolar azalarak 60,4 milyar dolara geriledi.

“Borç yiğidin kamçısıdır” diyen AKP hükümeti döneminde Türkiye’nin kendinden önceki tüm Cumhuriyet hükümetlerinin toplamından daha fazla iç borçlanmaya gittiği ortaya çıktı. Ekonominin krize girdiği Bülent Ecevit hükümetleri döneminde merkezi yönetim borç stoku yaklaşık 80 milyar dolar artarken, ‘istikrar ve kalkınmanın dönemi’ olarak gösterilen 58. ve 59. hükümetler döneminde ise borç artışının 109 milyar doları geçtiği görülüyor. Böylece Ecevit’in borcu en çok artıran ikinci başbakan olarak Tayyip Erdoğan’ın arkasından geliyor.

AKP hükümeti, dört yılda özellikle iç borçlanmada Cumhuriyet tarihinde hiçbir hükümetin kıramadığı rekorları kırdı. İç borç stokunu 95,2 milyar dolardan devralan Başbakan Tayyip Erdoğan, bu yılın Mart sonu itibariyle 191,1 milyar dolara çıkardı. Buna göre Erdoğan döneminde, 95,9 milyar dolarla önceki tüm hükümetlerden daha fazla net iç borçlanmaya gidildi.
Bu dönemde merkezi yönetimin iç borç stoku yüzde 101 artış gösterdi. Dünya Gazetesi’nde yer alan habere göre, merkezi yönetimin dış borç stoku ise bu dönemde 10,9 milyar dolar artışla 57,1 milyar dolardan 68 milyar dolara çıktı.

Erdoğan döneminde, Merkez Bankası ve yerel yönetimler gibi merkezi yönetim dışındaki kamu kuruluşları ile özel sektörün borcu hariç olmak üzere sadece hükümetin tasarrufundaki iç ve dış borç toplamı da artış gösterdi. Buna göre, 59. hükümet dönemindeki borç toplamı yüzde 70,1 oranında 106,8 milyar dolar artarak, Mart 2007 sonu itibariyle 259,1 milyar dolara ulaştı. Söz konusu borç oranı, Mart 2003’te 152,3 milyar dolar civarında bulunuyordu.

Borç artışında, AKP hükümeti şampiyonluğu göğüslerken, ikinci sırada ise Bülent Ecevit başbakanlığındaki 56. ve 57. hükümetler yer aldı. 55. Mesut Yılmaz hükümetinden 70 milyar dolar civarında merkezi yönetim borç stoku devralan Ecevit, yaklaşık 5 ay süren 56. hükümet döneminde söz konusu borcu 1,8 milyar dolar artırdı.

57. hükümet döneminde ise Türkiye’yi ağır bir krizle baş başa bırakan Ecevit, 2002 seçimlerinde iktidara gelen AKP hükümetine 149,9 milyar dolar borç bıraktı. Böylece Ecevit’in başında olduğu hükümet döneminde toplam borç artışı 79,9 milyar dolar olarak gerçekleşti.

1980 askeri darbesinden sonra 83 seçimleriyle iktidara gelen Turgut Özal başbakanlığındaki 45. ve 46. hükümet dönemlerinde de Türkiye’nin borçlanmaya gittiği görülüyor. Özal, askeri hükümetten 25 milyar dolar borçla devraldığı başbakanlığı, cumhurbaşkanı seçilerek Köşk’e çıkmak için 1989 yılında kurulan 47. Yıldırım Akbulut hükümetine bırakırken 38,4 milyar dolar borç bıraktı.

Yaklaşık 1,5 yıl süren Akbulut hükümeti de borcu 2,3 milyar dolar artırarak, Kasım 1991’de kurulan Süleyman Demirel hükümetine 42,7 milyar dolar teslim etti. 49. Demirel hükümeti de borcu 10,8 milyar dolar artırarak 53,6 milyar dolara çıkardı. 50,51 ve 52. Çiller hükümetleri döneminde de toplam 7,1 milyar dolar artan stok, 60,7 milyar dolara çıktı.

Tayyip Erdoğan, Bülent Ecevit, Süleyman Demirel, Tansu Çiller ve Mesut Yılmaz’ın başbakan olarak başında bulundukları hükümetler Türkiye’yi borç batağına sürüklerken, önceki 15 hükümet döneminde ise tek istisnanın Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın liderliğinde kurulan 54. hükümetin olduğu dikkat çekiyor. Haziran 1996’da kurulan ve bir yıl iktidarda kalan Refahyol döneminde merkezi yönetim borcunun 325 milyon dolar azalarak 60,4 milyar dolara gerilediği görülüyor. Refahyol’un ‘postmodern darbe’ ile alaşağı edilmesinden sonra Türkiye ekonomisi yine borç girdabına sokuldu. 55. Mesut Yılmaz hükümeti döneminde, Erbakan’ın 11 ayda 60,7 milyar dolardan 60,4 milyar dolara indirdiği borç stoku 9,7 milyar dolar artarak 70 milyar dolara çıktı. Daha sonra gelen Ecevit hükümetleri döneminde 149,9 milyar dolara yükselen borç stoku, AKP’nin iktidarda olduğu son dört yılda ise en fazla artışı göstererek 259 milyar dolara ulaştı.


bu arada özelleştirme ile peşkeş çekmek arasındaki farkı da anlayamamışsınız sanırım ??
anlamadıysanız ayrıntılı açıklarım..
bu arada sizin savunduğunuz parti de 80 senede cumhuriyet hükümetlerinin yaptığı toplam borcu 5 senede yapmıştır.bilginize..
Referans URL