Anadolu Forum

Tam Versiyon: Türkiye İsrail'den silah alırken, İran casus uçak üretti
Şu anda tam olmayan bir veriyonu görüntülüyorsunuz. Tam versiyonu görmek için, buraya tıklayın
Nükleer enerji programı nedeniyle ABD ve İsrail tarafından tehdit edilen İran, uzun menzilli füze denemelerinden sonra şimdi de, düşman radarlarına takılmayan bir savaş uçağı ürettiğini bildirdi.


TÜRKİYE'NİN SAVUNMA SANAYİ İTHAL

Türkiye, hala İsrail ve ABD başta olmak üzere savunma sanayinin büyük bir bölümünü ithal ederken, 30 yıldan beri ambargo uygulanan İran, savunma sanayinde önemli başarılar elde etti.
Son olarak uzaya gönderdiği uyduyla adını duyuran İran, 2009 yılının başında seri üretimine başlanacağını söylediği radara yakalanmayan savaş uçağı üretti.

RADARA YAKALANMAYAN SAVAŞ UÇAĞI

İran'ın İngilizce yayın yapan devlet televizyonu Press TV'de yer alan habere göre, İran Hava Kuvvetleri Komutanı General Hasan Şah Safi, radara yakalanmayan savaş uçağının İranlı bilim adamları tarafından üretildiğini ve daha küçük bir prototipinin üretimi için çalışmaların devam ettiğini söyledi.
İran'ın son dönemlerdeki askeri hareketliliği dikkat çekiyor. Özellikle, İsrail'in bu ülkeyi vurmak için tatbikat yaptığına dair iddialar nedeniyle İran, sivil askeri tatbikatlarını arttırırdı.
TSK'nın Yeni Silahları Tanıtıldı

Ankara'da yapılan 30 Ağustos törenlerinde, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin geliştirilmesinde önemli katkıda bulunduğu yeni silahların da sergilenmesi dikkat çekti. Tören geçişine katılan silahlar içinde 'milli imkanlarla' geliştirildiği belirtilen Fırtına Obüsü ve Kasırga çok namlulu roket sistemi de yer aldı.

TSK'nın Güney Kore'nin teknik desteğiyle geliştirdiği Fırtına obüsünün iki yıldır seri üretimi yapılıyor.

'Modern kundağı motorlu obüs' olarak Adapazarı'ndaki askeri tesislerde seri üretimi yapılan Fırtına, seri atış yeteneği ve hedeflere isabeti ile önemli bir silah olarak görülüyor.

Silah atış kontrol sistemleri Aselsan tarafından gerçekleştirildi. 40 kilometreye kadar menzili olan silah aynı hedefe art arda 3 mermi gönderebiliyor.

Tören geçişlerine katılan bir başka silah da 'Kasırga' adındaki çok namlulu roket sistemi oldu.

Tören sırasında milli imkanlarla geliştirildiği belirten bu silah da önemli bir ateş gücü olarak görülüyor. Kasırga, yurtdışından sağlanan anti tank roketlerinin bir araç üzerine yerleştirilmesiyle oluşturuldu.
o ASELSAN'I da Erbakan hocam kurmuştu. Türkiye şu anda ABD'den izinsiz bir şey yapamaz..
Madem kendimiz silah yapıyoruz neden israil ve abd den silah alıyoruz.. iran dan alalım veyahut onlar gibi casus uçak yapalım hatta daha iyisini yapalım.. Türkiye AB'ye girecek,girmesi için bu gibi işlere kalkışmaması lazım (!)
TSK kendi silahını üretecek - 09-17-2007

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, ´´Silahlı Kuvvetler olarak ana hedefimiz, milli sanayimizin sağladığı imkanlar, ARGE kuruluşlarımız ve üniversitelerimizin iş birliği ile silahlarımızı kendi fabrikalarımızda tasarlayıp üretmek, hatta savunma araçlarını ihraç eden ülke durumuna gelmektir´´ dedi.

Pendik´te bulunan İstanbul Tersanesi Komutanlığında ´´Akçakoca´´ isimli mayın avlama gemisi ile ´´Zıpkın´´ adlı hücumbota bayrak çekme ve ´´Anamur´´ adlı mayın avlama gemisinin denize indirilmesi dolayısıyla düzenlenen törende konuşan Orgeneral Büyükanıt, Türkiye Cumhuriyeti´nin kuruluşu ile birlikte Atatürk´ün direktif ve görüşleri ışığında ulusal sanayinin sağladığı imkanlarla bir gemi daha inşa etmenin haklı gururunu yaşadıklarını söyledi.

Orgeneral Büyükanıt, ´´Deniz Kuvvetlerimiz, öncü denizci Emir Çakabey ve mavi enginliklere yelken açan Barbaroslar, Uluç Reisler ile Akdeniz´i bir Türk gölü haline getirerek dünya coğrafyasında çok etkili olan Türk ulusu için tarih boyunca vazgeçilmez unsur olmuştur. Küresel güç olarak karşımıza çıkan ülkelerin ileri bir denizcilik kültürüne sahip olmalarının yanı sıra güçlü bir deniz kuvvetine sahip olduklarını da görüyoruz. Çünkü küresel ekonominin işleyiş ve güvenliği büyük bir ölçüde dünya denizlerinin güvenliğine bağlıdır´´ dedi.

Orgeneral Büyükanıt, kara, deniz, hava ve jandarma genel komutanlıkları ile Sahil Güvenlik Komutanlığının oluşturduğu silahlı gücün caydırıcı yapısı ile barışın da garantisini oluşturduğunu söyledi.

Orgeneral Büyükanıt, ´´Günümüzün politik, ekonomik ve güvenlik konjonktürü mülteci ve yasa dışı göç hareketlerini alışılmamış biçimde artırmış ve denizler sık kullanılan kaçakçılık, ulaşım platformu haline gelmiştir´´ diye konuştu.

Türkiye´nin 3 denizin birleştiği bir coğrafi bölgede yer aldığını söyleyen Orgenaral Büyükanıt, şunları kaydetti:

´´Akdeniz, Ege Denizi ve Karadeniz´i birbirine ve dünyaya bağlayan su yollarının kontrol edildiği, krizlere müdahale için bu bölgelere çok yakın kıymetli, aynı zamanda riskli bir coğrafi bölgede yer alıyoruz. Bu sebeple ülkemizin bölgesindeki istikrarlı yapısını sağlamak ve muhafaza etmek için her zaman güçlü silahlı kuvvetlere ihtiyaç vardır. Türk Silahlı Kuvvetleri tarihi süreç içerisinde sahip olduğu sorumluluğu büyük bir başarı ile yerine getirmiştir. Tarih boyunca yurdumuzdan batıya açılan bir pencere olarak bilim, teknoloji ve her türlü yeniliğin öncülüğünü yapmış olan silahlı kuvvetlerimiz, günümüzde de kendi alanında meydana gelen teknolojik gelişmelerin takipçisidir.´´ Türkiye Cumhuriyeti´nin, çevresindeki her 3 denizde hayati menfaatleri olduğunu ifade eden Orgeneral Büyükanıt, şunları söyledi:

´´Tüm dünya ülkelerinin denizlerde giderek artan oranlarda hak ve menfaatler sağlama çabaları, ülkemizin jeostratejik ve jeopolitik önemi göz önüne alındığında her zaman göreve hazır, modern, vurucu gücü ve eğitim düzeyi yüksek bir deniz kuvvetinin gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Deniz Kuvvetlerimizin 1960´lı yıllara kadar onarım için gemilerini yurt dışına gönderiyorken 1970´li yılların başlangıcından itibaren kendi tersanelerinde gemiler inşa eder duruma gelmesi, güven ve memnuniyet vericidir. Askeri tersanelerimizin ulaştığı altyapı, harp kültürü, her türlü gemiyi inşa edecek bilgi ve tecrübe seviyesi, mühendislik ve işçilik, bizleri gururlandıracak seviyeye gelmiştir.´´ Orgeneral Büyükanıt, ´´Tüm bu gayretlere rağmen yurt savunmasında dış bağımlılığımız ciddi boyuttadır. Silahlı Kuvvetler olarak ana hedefimiz, milli sanayimizin sağladığı imkanlar, ARGE kuruluşlarımız ve üniversitelerimizin iş birliği ile silahlarımızı kendi fabrikalarımızda tasarlayıp üretmek, hatta savunma araçlarını ihraç eden ülke durumuna gelmektir´´ dedi.
KENDİ SİLAHLARIMIZI ÜRETİYORUZ İŞTE

SAKİN SAKİN OLCAK BU İŞLER

senin bildiğin gibi yürümüyo

site yönetmeye benzemez bu işler
Wink
kendi silahlarımızı üretseydik abd 'den silah almazdık..
AB'nin kuyruğunda dolaşmazdık.
İRAN gibi dik dururduk!

HaSaNTaLHa Yazılan:
kendi silahlarımızı üretseydik abd 'den silah almazdık..
AB'nin kuyruğunda dolaşmazdık.
İRAN gibi dik dururduk!


fitne fesat sokma hasan insanların arasına

üretiyoruz işte

burnunun ucuylamı okuyosun yazıları...

ben okuduklarıma değil yaşadıklarıma inanıyorum
Büyüklerimizin çok güzel bir sözü vardır.
''HAVLAYAN İT ISIRMAZ''

Sakın yanlış anlaşılmasın ben İran Cumhurbaşkanına bir hayvana benzetmedim sozün orjinal halini söyledim...
psikolojik baskıdır bu siz anlamazsınız Big Grin
Referans URL